KAFAYI KULLANMA KILAVUZU – VII SORU SORMAK APTALLIK MI?

Merhaba sevgili gençler,

Bugün karne alıyorsunuz ve 9,10 ve 11. Sınıflar bir üst sınıfa geçerken 12. Sınıflar da liseden mezun olup yarın itibariyle LYS sınavlarına girecek.

Bu yazımızın konusu ise seneye YGS/LYS’ye hazırlanacaklara şimdiden ışık tutmak, onları aydınlatmak.

Bu yazımızda üç benzetme kullanacağım. Biri şişe, biri bardak ve biri de peynir benzetmesi 🙂

  1. Değerli öğrenciler, içinde su olmayan bir şişeyi boş olarak adlandırırız. Ama hepimizin bildiği gibi o boşluk aslında hava ile doludur, yani aslında boş değildir. Şişeye su doldurdukça havayla su yer değiştirir değil mi? Aynı şekilde insan beyni de boş değildir. Bilgi yoksa özgüven eksikliği, korku, stres vardır. Bunları kafanızdan atmak için yerini hedefinizle doldurmanız gerekmektedir. YGS/LYS sürecine kafanızda hedefiniz ve hayallerinizle başlarken işleri daha kolay halledeceksiniz.

 

  1. Değerli gençler, Tom ve Jerry çizgi filmindeki delikli peyniri hatırlarsınız. Bu peynirdeki delikler, bana öğrencideki bilgi boşluklarını anımsatıyor. Mevcut sistemdeki 50 not ortalama barajıyla lise sona kadar gelen öğrenci YGS’de duvara tosluyor çünkü öğrencinin o öğrenmediği %50’lik kısım sınavda ve hayatta yüzüne bir tokat gibi çarpıyor. Şahsen ben öğrencinin tüm derslerden %100 başarıyla geçmesi taraftarıyım. Bu açıdan arkadaşlar, yazın oturun ve eksik konularınızı tamamlayın. Okul zamanına bırakmayın. Okul dersleri, kurs, dershane, yazılılar, performans vs. iş yükü altında ezilip gidersiniz.

 

  1. Evet, eksik konuları tamamlamaya karar verdiniz, oturup çalışmaya başladınız ama baktınız, olmuyor. Bunun sebebi temel eksikliğidir. Örneğin matematik gibi sayısal derslerde ilkokuldan ve ortaokuldan temel eksikliği varsa çalışırken büyük sıkıntı olacaktır. Bu açıdan, gidin en temel konuları ilkokul, ortaokul kitaplarından çalışın. Sizin ilkokul veya ortaokul kitaplarından ders çalıştığınızı görüp sizi küçümseyecek, eleştirecek tipler çıkacaktır. Arkadaşlar, eğer Empire State Building (443 metre) gibi yüksek bir bina inşa edecekseniz, temelini yerin en derinine atmalısınız ki binanız sonradan yıkılmasın. Temel bilgilerinizi gözden geçirin. Taşlar yerine otursun ki sonrasında tek tek tuğlaları dizebilin. Temel bilgilerinizi gözden geçirdikten sonra çalışmaya devam ettiniz. Bir süre sanki hiçbir ilerleme olmuyor gibi hissedeceksiniz. Bu herkeste olan gayet olağan bir durumdur. Bunu bardak ve su ilişkisine benzetebiliriz. Bardağın taşması için doldurmaya devam etmelisiniz. Ne zamanki bardak doldu, işte o zaman taşacak. Siz de bilgiler beyninizden taşana kadar beyninizi doldurmaya devam edin.

Arkadaşlar, sonuçta YGS/LYS’den başarılı olup üniversiteyi bitirseniz ve işinizi elinize alsanız dahi dünya döndükçe ve teknoloji geliştikçe yeni bilgiler ortaya çıkacak. Yeni şeyler öğrenmenin şartı ise soru sormaktır. Ama toplumdaki anlayışa bakın ki soru sormak aptallık gibi algılanmakta çünkü soru sormak insanın bilmediğini ortaya koyuyor. Doğru ama başka türlü bilgimiz olmayan şeyleri soru sormadan nasıl öğrenebiliriz ki? Bu durumu KPSS kursundayken fark ettim. Kurs hocamıza dersle ilgili anlayamadıklarını sormayan öğretmen adayı arkadaşlar vardı. Sebebi acaba ne olabilir diye düşündüm. Sonra anladım ki bilmediğini sormak öğretmen adayı arkadaşlar için sıkıntı. Çünkü onlar üniversite mezunu ve atanıp öğretmen olacaklar ama bilmediğini sormaktan çekiniyor. Soru sorana  gülüyor. Hâlbuki benim sorduğum sorunun cevabını kendisi de bilmiyor. Sonuç içler acısı 😀

Toparlamak gerekirse, bilmediğinizi sormaktan çekinmeyin. Soru sorduğunuz için bırakın size gülsünler ya da bir şeyi öğrenirken ilk başlarda kendinizi aptal gibi hissedin. Özellikle dil öğrenirken konuşana kadar sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissedersiniz. Aptal gibi hissetmeye ve bardağı doldurmaya devam edin arkadaşlar. Apple’ın kurucusu rahmetli Steve Jobs’ın Stanford Üniversitesi mezuniyet konuşmasında da dediği gibi: “Stay hungry. Stay foolish.” (Aç kalın. Budala kalın.)

Hepinize sınavda ve hayatta başarılar diliyorum.

Umarım hayallerinizin gerçekleştiği bir yaz olur.

Sizleri seven Ahmet Hocanız.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir