Meke Tuzlası Gezisi – 12.02.2008

Karar verildiği anda yapılmalıymış

Bizi engelleyen neydi? İşte arkadaşım Ersin’in sorduğu bu soru bizi harekete geçirmeye yetti çünkü o anda bizi engelleyecek hiç ama hiçbir şey yoktu. Hemen harekete geçtik ve Ersinle planını kurduğumuz Meke Tuzlası gezisini gerçekleştirmek için harekete geçtik. Bor gezimin akabinde Ersin öğleden sonra bana uğradı. Bir haftadır görüşemiyorduk, haftanın olaylarını birbirimize özet geçtik. O anda Ersin’in eğitim için Ereğli’de olmayacağını öğrenince üzüldüm çünkü ben de İzmir’e dönüyordum ve uzun süre görüşemeyecektik. O anda Ersin neden şimdi gitmiyoruz dedi. Çok yerinde bir soruydu çünkü bizi engelleyen hiçbir şey yoktu. Çaylarımızı yudumladıktan sonra arabaya atladık, çarşıdan yakıt aldık ve Karapınar’a doğru yola çıktık. Yol boyunca sohbet ettik, her zamanki gibi eğlendik. Bu hem Ersin hem de benim için özel bir yolculuktu çünkü Ersin yirmi yedi yaşında olmasına rağmen ilk defa Meke’yi görecekti (yaşını deşifre ettiğim için üzgünüm dostum ama bunu sen itiraf ettin:), bu kendisini için bir kayıptı çünkü Fransız Bir çift 2006 yılında bisikletleriyle Meke’ye gelmişlerdi. Bu çift coğrafya öğretmeniydi ve öğrencilere Meke Tuzlasını daha iyi anlatabilmek için bu geziye çıkmışlardı. Ersin ilk, benim de ikinci ziyaretimdi Meke’ye… Yani kendi ülkemizdeki coğrafi bir oluşum olan doğa harikası Meke’ye aşina sayılmazdık. Bu ziyaretimizde hem Meke’yi daha iyi gezdim hem de küresel ısınma ve kuraklığın baş gösterdiği ülkemizde su kaynaklarımızın nasıl bir bir kuruduğuna bir kez daha şahit oldum. 2001’de su seviyesi 2 metre iken şimdilerde yaklaşık 50 cm derinlikteydi.  Hem gölün etrafında tam bir tur attık hem de bol bol resim çektik. Hava soğuktu ve bizden başka kimse de yoktu. Bize özel bir gezi oldu yani… Bu gezinin ikinci önemi ise sevgili Ersin’le hep konuşup durduğumuz doğa gezilerimizin bir başlangıcı olmasıydı. Allah uzun ömür verirde tekrar bir araya gelirsek Ereğli yöresine, Toroslara bisiklet gezisi düzenleyip belirlediğimiz rotalarda kamp kurmayı planladık. Zaman olarak 2008 Eylül’ü seçtik. Buradan Ereğli’yi daha görüp tanımak isteyen tüm macera ve seyahat severlere sesleniyorum. Eylül’de Ereğli’de buluşalım ve güzel Ereğli’yi hep beraber tekrar keşfe çıkalım.  Çünkü Meke gibi dünya üstündeki nadir güzellikleri bile yeterince tanımıyoruz tanıtamıyoruz. Böyle binlerce doğa güzelliklerimiz var. Ülkemiz adına bir kayıp olduğunu düşünüyorum. Hem coğrafyamızı tanıyalım hem tanıtalım. Ülke sevgisi ülkeni tanımakla başlar ve insan üzerinde yaşadığı coğrafyayı daha iyi tanırsa kendisini oraya daha çok ait hisseder. Yabacıların ülkemizi gezip karış karış bilmesi bizim kendi ülkemizi tanımamız hiç hoş bir duygu değil. Ülkemize ilk hizmetimiz bu toprakların tarihini ve coğrafyasını öğrenmek olur.

Sizler için Meke Tuzlası hakkında coğrafi bilgi araştırdım. İşte Meke Tuzlası:

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’nın Karapınar ilçesi, 16000 hektara uzanan ve 30 yıllık mücadele sonucunda büyük bölümü ormana çevrilen Türkiye’nin tek çölü olarak çok ilginç jeolojik oluşumlar barındırmaktadır. Volkanik patlamaların yarattığı garip tepeler, göller ve çukurlarla kaplı olan bir yeryüzü parçasıdır. Bunların en önemlisi, dünyada bir benzeri bulunmayan Meke krater gölüdür. Göl ve birincil krater çukurunun uzunluğu 800 m, genişliği 500 m dir. Konya’ya 101, Karapınar ilçe merkezine 8 km uzaklıkta güneydoğuda
bulunan Meke gölü ve çevresi, “Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu” nun 6 Ekim 1989 tarih ve 565 sayılı kararıyla 1’inci derecede doğal “sit” alanı ilan edilmiştir. Göl, iç içe iki krater gölünü barındırmaktadır. Sakarmeke, Çamurçun, Yeşilbaş, Angıt, Kızılbacak, Uzunbacak, Kızkuşu, Kuyruksallayan, Kuyrukkakan ve Delice Doğan gibi kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Gölün oluşumu: Binlerce yıl önce (Pleistosen) volkanik patlama sonucu oluşan krater (piroklastik koni), zamanla suyla dolarak göle dönüşmüş. Daha sonra ikinci bir volkanik patlama meydana gelmiş ve gölün ortasındaki ikinci volkan konisi oluşmuş. Zamanla o da
suyla dolarak ikinci bir göle dönüşmüş. Bir ada olarak ana Meke’nin ortaya çıkmasını izleyen dönemlerde çeşitli patlamalarla bir bölümü ana koniye bitişik, bir bölümü de ada halinde olmak üzere yedi adet küçük Meke daha ortaya çıkmıştır.

Deniz seviyesinden 981 m yükseklikteki Meke gölünün (ana Meke’nin) ortasında bulunan ve su seviyesinden 50 m yükseklikte olan volkan konisindeki göl 25 m derinliktedir ve suyu tuzludur. Bir ara bu sudan tuz üretiminde yararlanılmıştır. Adayı oluşturan volkanik kütlenin
yapısı, en şiddetli yağmurları bile hemen emecek yeteneğe sahiptir. Meke’nin biçiminin bin yıllardır bozulmamasının nedeni budur. Meke gölünden (Meke tuzlası) 2 km daha güneydoğuda bulunan Meke obruğunun kenarı yırtılmış gibi keskindir ve özellikle obsidyen
parçalarından meydana gelen bir halka ile çevrilidir. Volkanik patlamaların yarattığı garip tepeler, göller ve çukurlarla kaplı bir yeryüzü parçası olan Karapınar’daki Meke gölünde gün batımı, izleyenlere eşsiz ve unutulmaz seyir mutluluğu vermektedir.

2008 Eylül ayı Gezi Programı:

  • Akhüyük
  • Akgöl
  • Urunkuş (Ulumeşe)
  • Yenice (Bastırık)
  • İvriz
  • Tont
  • Oymalı
  • Meke tuzlası – Acıgöl

*** Kamp kurulacak yerlere grup olarak karar verilecektir.

AHMET AKYOL – 12.02.2008

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir